CEMAATLER VE TÜRKİYE

Bir cemaatin darbesi olalı aslında çok fazla olmadı. Ülkemiz üzerinde İslam dinini evrimselleştirmek isteyenlerin darbesi…

Ama bu yönde bir tedbir, bir düşünme, bir uyarı mahiyetinde de bir şeyler yapmadık.

Hala aynı kafa ve düşünceler içerisinde bizlere Allah’ın emir ve yasaklarını tebliğ ettiğini söyleyen herkese inanıp arkasından gitmeye devam ediyoruz.

Halbuki Kur’anda ve hadislerde bir çok yerde uyarılar var:

Yusuf Suresi, 111. ayet: Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur’an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin ‘çeşitli biçimlerde açıklaması’ ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.

Ra’d Suresi, 19. ayet: Peki, sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (a’ma) gibi midir? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünebilirler.

Görüldüğü üzere yüce Allah birçok konu ile alakalı olarak, insanoğluna verilen akıl ni’metinin kullanılmasından bahsediyor.

Biz ne yazık ki toplumsal olarak ne geçmişten der alıyoruz ne de gelecek ile ilgili geçmişi kıyaslıyoruz. Sürü psikolojisi ile hareket ederek kim nereye gidiyorsa arkalarına takılıyoruz.

Bizi bizden iyi tanıyan Siyonist sermayesi, en zayıf noktalarımızı tespit etmiş, yıllardır bu noktalar üzerinden çalışmalarını gerçekleştiriyor.

Bunun için farklı isimler altında cemaatler kurarak onları her yönü ile destekliyorlar. Siz yeter ki Türkiye aleyhinde bir çalışma yapın ve bu çalışmalarınızı proje olarak sunun.

Ülkemizde Soroz Vakfının desteklediği böyle birçok çatı, dernek, kurum ve vakıflar var. Bunların tek amacı ülkemizi manevi ve kültürel yapısını bozmak her türlü rezilliği yapmak.

Bu icraatları yaparken de iki temel değerimizi kullanarak bizleri birbirimizle karşı karşıya getirmekteler. Bu değerlerimizin birincisi İslam ikincisi Atatürk.

Öyle iki uç oluşturmuşlar ki istedikleri zaman kışkırtmalarla bu iki değeri karşı karşıya getirebiliyorlar.

Hâlbuki birisi ilahi bir inancın adı İslamiyet, diğeri de bir mücadelenin beşeri adı Atatürk. İkisini bir arada tutup nasıl bir biri ile kıyaslayabiliyorlar anlayamıyorum.

Burada olayların derinlik noktası yukarıda ki ayetler de de belirttiği gibi aklın devre dışı bırakılarak sürü psikolojisi ile hareket etmemiz. Hâlbuki günümüz teknoloji çağı. İstediğimiz bilgiye ve Kuran’a istediğimiz zaman ulaşabiliyoruz.

İşi akçe ile birleşen hiçbir cemaatin ben faydalı olabileceğini düşünmüyorum. Allah’ın rızası yerine paranın rızası ön planda ise, nitekim hep öyle oluyor oradan hayır gelmez.

Tarihimiz batıl cemaatlerin ve sahte şeyhlerin rezillikleri ile dolu. Ne yazık ki bu merdiven altı cemaatler, mürit bulmada hiç te zorlanmıyorlar. Servetlerine servet katarak insanların maddi ve manevi olarak sömürüp, ülke içinde büyük bir tehdit ve tehlike olarak karşımıza çıkıyorlar.

Diyanet işleri başkanlığının bir an önce gerekli tedbirleri alıp yasal düzenlemeler ile bu konu çözülmeli. Daha fazla insanlarımızın sömürülmesine izin vermemeliyiz. Buradan sesleniyorum; Allah rızası için artık sırtımızdaki bu kamburları kaldırın. Siz değerli okuyucularım, yüce Rabbimize ulaşmak için bir başkasının vesayetine ve vekâletine ihtiyacımız yok. İslam’ın emir ve yasakları gayet net bir şekilde belli, Kur’an ve hadis dışında bir şeye ihtiyacımız yok.

Selam ve dua ile…

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.