Çin Ticaret Bakanlığı, Washington yönetiminin Çinli yapay zeka şirketlerine yönelik "damıtma" suçlamalarının tamamen asılsız olduğunu bildirdi.
Bakanlık Sözcüsü, başkent Beijing'de düzenlenen olağan basın toplantısında söz konusu siber güvenlik duyurusuna ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Toplantıda bir gazetecinin, "ABD Ulusal Güvenlik Ajansı, Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı ile Federal Soruşturma Bürosu 8 Eylül'de ortak bir duyuru yayımlayarak, Çinli yapay zekâ şirketlerinin ABD'ye yönelik ‘endüstriyel ölçekte’ damıtma faaliyetleri yürüterek ABD'nin öncü modellerinin yeteneklerini bir şekilde elde ettiğini iddia etti ve ABD şirketlerine ilgili savunma önlemleri önerdi. Çin tarafının bu konuda bir yorumu var mı?" şeklindeki sorusu üzerine sözcü iddialara yanıt verdi.
Konunun dikkatlerini çektiğini belirten sözcü, ABD'nin iddialarının hiçbir kanıta ve hukuki dayanağa sahip olmadığını söyledi. ABD'nin bu hamlesiyle, sektörde olağan bir teknik uygulama olan damıtmayı siyasallaştırıp araçsallaştırdığını ve çifte standart uyguladığını belirten sözcü; ilgili duyurunun Washington'ın teknoloji hegemonyası kurma, hesaplama gücü tekeli oluşturma ve rekabeti baskılama niyetinin açık bir kanıtı olduğuna dikkat çekerek, Çin’in buna kararlılıkla karşı çıktığını vurguladı.
Damıtmanın, yapay zekâ alanında çeşitli modellerin birbirinden öğrenmesini sağlayan yaygın ve nötr bir teknik araç olduğunu kaydeden sözcü, bu yöntemin ABD şirketleri dahil dünya genelinde kullanıldığını dile getirdi. Sözcü, bu uygulamanın öğrenme verimliliğini artırmaya ve insanlığın bilgi birikimini etkin kullanmaya yardımcı olurken; ülkelerin yapay zekâ teknolojisinin potansiyelini ortaya çıkarması ve geniş toplum kesimlerine fayda sağlaması açısından olumlu bir anlam taşıdığını ifade etti.
Sözcü, sözlerine şöyle devam etti: "ABD'nin yaklaşımı tipik bir çifte standarttır. Yapay zekâ konusunda Çin; açıklık, işbirliği ve paylaşımı teşvik etmektedir. Çin'in açık kaynaklı modelleri, ABD şirketleri de dahil olmak üzere dünya genelindeki şirketlere açıktır. ABD'nin yaklaşımı ise 'damıtmayla mücadele' adı altında sanayi tekelciliği yapmanın, devlet gücünü kullanarak teknoloji hegemonyasını korumanın ve rekabeti baskılamanın tipik bir örneğidir. Bu yılın başından beri ABD makamlarının Çinli şirketlere yönelik yaptırım tehditleri, yalnızca ABD'nin tek başına kazanmasını sağlamayı ve insanlığın ortak kazanımına hizmet etmemeyi hedefliyor."
Sözcü açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Şu anda büyük model sanayisi, teknolojik değişimin ve risklerin kritik bir döneminden geçmektedir. Büyük ülkeler olarak Çin ve ABD, yapay zekâ alanındaki zorlukları sorumlu bir tutumla ele almalıdır. İki ülkenin liderleri, hükümetler arası yapay zekâ diyaloğu yürütülmesi konusunda mutabakata varmıştır. Çin, eşitlik ve karşılıklı fayda ilkeleri temelinde ABD tarafıyla yapıcı ve profesyonel görüşmeler yürütmeye isteklidir. Ancak ABD, Çinli yapay zekâ şirketlerini baskılama eylemlerine girişirse, Çin kesinlikle kararlı önlemler alarak karşılık verecektir. ABD'nin bizimle aynı yönde hareket etmesini ve riskleri diyalog yoluyla kontrol altına almasını umuyoruz."

Yorum Yazın