GRAFİKLİ - İstilacı aslan balığının Akdeniz'deki üreme potansiyeli ekosistem için tehdit oluşturuyor

İSTANBUL (AA) – GÜLSELİ KENARLI – İstanbul Üniversitesinden bilim insanlarının yaptığı araştırmada, aslan balığının iklim değişikliğiyle uzayan sıcak dönemler, avcı baskısının yokluğu ve yüksek uyum kapasitesi sayesinde uzun yumurtlama dönemi ve yüksek üreme başarısıyla Akdeniz'de hızla yayıldığı tespit edildi.

Bilim insanları, Akdeniz'de hızla çoğalarak yerli türler üzerinde baskı oluşturan istilacı aslan balığının büyüme ve üreme özelliklerini araştırdı.

Fethiye ve Kaş açıklarında yürütülen ve sonuçları Journal of Fish Biology dergisinde yayımlanan çalışmada, istilacı aslan balığının üreme biyolojisi ve büyüme özellikleri ayrıntılı biçimde değerlendirildi. İncelemede 277'si erkek, 302'si dişi ve 26'sı cinsiyeti belirlenemeyen toplam 605 birey üzerinde analiz yapıldı.

Örneklemeler, küçük ölçekli uzatma ağlarıyla, yaz aylarında ise zıpkınla avlanan dalgıçlardan elde edilen bireylerle gerçekleştirildi. Bireyler 20–70 metre arasındaki derinliklerden toplandı. Laboratuvar analizlerinde üreme bezi gelişim indeksi (GSI), karaciğer indeksi (HSI) ve kondisyon faktörü mevsimsel değişimleri incelendi.

Araştırmaya göre, yumurtlama dönemi dişi bireylerde haziran-kasım aylarında yoğun şekilde, üreme potansiyeli taşıyan bireylerde ise mart-kasım aylarında görülüyor. Tür sıcak aylarda üreme kapasitesini artırıyor ve bu Akdeniz'deki hızlı yayılımın ana nedenlerinden biri olarak tespit edildi.

Dişi aslan balıkları ilk üreme olgunluğuna 20,1 santimetre boyda ulaşıyor. Ortalama bir dişi tek seferde 20 binin üzerinde yumurta bırakırken, en yüksek değer 66 bin yumurtaya kadar ulaşıyor.

- "Rekabette asimetrik bir durum ortaya çıkıyor"

Araştırmada yer alan, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi ve Yönetimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Yıldız, AA muhabirine, aslan balığının yaklaşık 8-9 aya yayılan, çok uzun bir üreme penceresi bulunduğunu söyledi.

Yıldız, Akdeniz'in yerli ekonomik türlerinin önemli bir bölümünü oluşturan barbunya, mercan, çipura, lahos gibi türlerde üreme döneminin çoğunlukla 2-3 aylık, en fazla 4-5 aylık daha dar bir zaman diliminde yoğunlaştığını ve bu dönemin genellikle ilkbahar sonundan yaz başına kadar sürdüğünü aktardı.

Aslan balığına benzer şekilde balon balığının bazı türlerinde de erken olgunlaşma dönemine sahip olduğuna dikkati çeken Yıldız, türün uzun yumurtlama dönemi ve yüksek yumurta sayılarıyla hızlı bir yaşam öyküsü sergilediğini, bunun yerli türlerin genç ve yumurtalı bireyleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Yıldız, Akdeniz balıkları için bu kadar uzun bir üreme döneminin sıra dışı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu şu anlama geliyor, sular ısınmaya başladıktan sonra sonbaharın geç dönemine kadar, neredeyse bütün sıcak sezon boyunca tekrar tekrar yumurta bırakabilen bir aslan balığı stokuyla karşı karşıyayız. Bu özellik, Akdeniz'in ılıman rejimiyle birleşince, tropik kökenli bir tür için avantajlı bir ara yol oluşturuyor. Kendi anavatanında yıl boyu üreyen bir tür, burada da yılın büyük bir kısmını üremeye ayırabiliyor. Yerli türlerin çoğu bu kadar uzun süre enerji ve kaynak ayıramadığı için rekabette asimetrik bir durum ortaya çıkıyor. Aynı zamanda balon balıklarında da benzer şekilde ilkbahar sonundan sonbahara kadar uzanan, uzun ve üretken üreme sezonları bildirildi, bu da istilacı türlerin ortak bir hayatta kalma stratejisi olduğunu gösteriyor."

Çalışmalarında dişi aslan balıklarının ilk üreme olgunluğuna yaklaşık 20 santimetre boya ulaştıklarında eriştiğini vurgulayan Yıldız, türün maksimum boyunun 40 santimetreyi aşabildiğini, Akdeniz’de raporlanan yaş-boy ilişkileri dikkate alındığında ise ilk olgunluğun yaklaşık 2 yaş civarında gerçekleştiğini ifade etti.

Yıldız, aslan balıklarında literatürde bazı istilacı türlerde görülen son derece erken olgunluk örnekleriyle birebir örtüşen bir durum olmadığının altını çizerek, "Aslan balığının yayılımını hızlandıran temel etken, farklı çevresel koşullara hızla uyum sağlamasıyla birlikte Akdeniz'in sıcak dönemine yayılan uzun üreme sezonu, yüksek yumurta sayısı, uygun sıcaklıklar ve düşük avcı baskısının eş zamanlı etkisidir. Türün Akdeniz'de başarılı olmasının nedeni iklim değişikliğiyle uzayan sıcak dönemler, avcı türlerin yokluğu ve yapay resif benzeri habitatların yaygınlığı gibi insan ve çevre kaynaklı koşullarla yüksek uyum kapasitesinin birleşmesidir. Bizim bulgularımız da aslan balığının bölge koşullarını etkin şekilde kullanabilen, esnek bir üreme stratejisi olduğunu gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

- Aslan balığına karşı alınan önlemler yetersiz

Akdeniz havzasında aslan balığına karşı alınan önlemlerin henüz yeterli düzeyde olmadığına dikkati çeken Yıldız, Türkiye'de balon balığı için yürütülen ödül programlarının küçük ölçekli balıkçıları destekleme açısından önemli bir adım olduğunu ve benzer teşvik mekanizmalarının aslan balığı için de tasarlanabileceğini kaydetti.

Yıldız, Tarım ve Orman Bakanlığının Antalya'da kurmayı planladığı uluslararası standartlardaki İstilacı/Yabancı Türler İzleme Merkezi'nin, istilacı türlerin erken tespiti, izlenmesi ve ekosisteme etkilerinin değerlendirilmesi açısından olumlu bir adım olduğunun altını çizerek, bilimsel çalışmalarla balıkçılık yönetiminin daha koordineli yürütülmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Bilimsel veriler doğrultusunda aslan balığının tamamen yok edilmesinin gerçekçi olmadığını belirten Yıldız, hassas alanlarda düzenli çıkarma programları uygulanması, istilacı türlerle sınırlı olmak üzere zıpkın ve tüple avcılığa kontrollü yasal istisnalar tanınması, güvenli tüketim ve pazarlanabilirliğin teşvik edilmesi ve balon balıklarıyla bütüncül bir istilacı tür yönetim yaklaşımının hayata geçirilmesiyle ekosistem üzerindeki baskının azaltılabileceğini anlattı.

Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ne aslan balığını ne de balon balıklarını Akdeniz'den tamamen yok etmemiz gerçekçi değil. Ama bilim temelli, iyi tasarlanmış ve sürekli uygulanan kontrol programları ve Bakanlığın kurmayı planladığı ulusal izleme merkezleriyle popülasyonları işlevsel olarak aşağı çekip ekosistem üzerindeki baskılarını azaltmak mümkün."

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.