Öztrak: Sorunun sebebi olanlar işin başındayken ekonomi dikiş tutmuyor

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Enflasyon Raporu 2026-III üzerinden ekonomi yönetimine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Öztrak: Sorunun sebebi olanlar işin başındayken ekonomi dikiş tutmuyor

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Enflasyon Raporu 2026-III üzerinden ekonomi yönetimine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Öztrak, 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin son bir yılda yüzde 16’dan yüzde 28’e yükseldiğine dikkat çekerek, mevcut tahminin gerçekleşmesi için yılın kalan döneminde aylık enflasyonun önemli ölçüde gerilemesi gerektiğini savundu.

Öztrak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin 2025 Eylül ayında yayımlanan Orta Vadeli Program’da yüzde 16, 2026 Şubat ayındaki Enflasyon Raporu’nda yüzde 21, Mayıs ayındaki raporda yüzde 26 ve son açıklanan raporda ise yüzde 28 olarak belirlendiğini hatırlattı.

Öztrak, yüzde 28’lik son tahminin gerçekleşebilmesi için yılın kalan beş ayında aylık ortalama enflasyonun yüzde 1,30’u aşmaması gerektiğini belirterek, “Bu yılın ilk 7 ayında yaklaşık yüzde 3 olan aylık enflasyonun, kalan aylarda yarıya düşmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

TCMB’nin 2027 yılı için yüzde 15’lik enflasyon tahminini, “önümüzdeki OVP sürecinde yeniden değerlendirilmek üzere” sabit tuttuğunu belirten Öztrak, Merkez Bankası’nın raporda belirsizliklerin devam ettiğinin altını çizdiğini aktardı.

Öztrak, savaş kaynaklı riskler konusunda TCMB’nin “en kötünün geride kaldığını” değerlendirmesinde bulunduğunu ifade ederek, bu yaklaşımı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerinin geçmiş dönemlerde kullandığı “En kötüsü geride kaldı” söylemiyle ilişkilendirdi.

Öztrak, bu konuda, “Öyle görünüyor ki Merkez Bankası da, Saray’ın ‘faiz sebep’ politikalarıyla ekonomiyi şarampole yuvarlamasından bu yana Erdoğan ve bakanlarından çeşitli vesilelerle duyduğumuz, ‘En kötüsü geride kaldı’ korosuna katılmış görünüyor” ifadelerini kullandı.

TCMB’nin enflasyonun 2026’da yüzde 28’den, 2027’de yüzde 15’e gerileyeceğini öngördüğünü belirten Öztrak, ancak bu düşüşün hangi mekanizmalarla gerçekleşeceği konusunda raporda yeterli bir çerçeve bulunmadığını savundu.

Öztrak, “Ama enflasyonun bir yılda nasıl olup da neredeyse yarı yarıya düşeceği konusunda yeterli bir çerçeve sunmuyor” değerlendirmesini yaptı.

Öztrak, TCMB’nin raporunda reel sektöre ilişkin yer verilen kutuya da dikkat çekti. Şirketlerin artan finansman maliyetleri nedeniyle yaşadığı sıkıntıların raporda ele alındığını belirten Öztrak, Merkez Bankası’nın “fiyatlara tam olarak yansıtılamayan maliyet artışlarının gecikmeli etkilerinin” önümüzdeki dönemde perakende kanalında daha belirgin şekilde devam edeceğini ifade ettiğini aktardı.

Öztrak, TCMB’nin söz konusu maliyet baskısına işaret etmesine rağmen, bu sorunların çözümüne yönelik kayda değer bir öneri sunmadığını ileri sürdü.

Öztrak, raporda gıda enflasyonuna ilişkin değerlendirmeleri de gündeme taşıdı. Mayıs ayı itibarıyla Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’nin yıllık yüzde 36,7 arttığına dikkat çeken Öztrak, TCMB’nin bu endekse gelen yüzde 10’luk bir şokun uzun dönemde tüketici gıda enflasyonunu 5 puan artırdığına yönelik değerlendirmesine işaret etti.

Öztrak’a göre Merkez Bankası, gıda fiyatlarının kontrol altına alınması konusunda verimlilik, rekabet, bilgi altyapısı, tedarik ve lojistik zincirleri ile piyasa yapısı gibi temel sorun alanlarını sıralıyor.

Ancak Öztrak, bu sorunların çözümüne ilişkin raporda somut adımlar ortaya konulmadığını savunarak, “Temel sorun alanlarının neredeyse tamamını (verimlilik, rekabet, bilgi alt yapısı, tedarik-lojistik zincirleri, piyasa yapısı vd.) sıralamış, bu alanlardaki sorunların çözümünün ‘kritik’ olduğunu söylemiş… Ama bu konuda da yapılması gerekenlerden bahsetmemiş” ifadelerini kullandı.

Öztrak, ekonomi yönetiminin yapısal sorunları tespit ettiğini ancak çözüm konusunda yeterli politika ortaya koyamadığını ileri sürdü.

Bu durumu, “Ekonomi yönetimi, yapısal sorunları sıralıyor da iş çözüme gelince elinde yüksek faiz-kontrollü kurdan başka bir şey yok” sözleriyle eleştirdi.

Öztrak, Türkiye’de ekonomik sorunların yalnızca para politikası araçlarıyla çözülemeyeceğini savunarak hükümetin ekonomi politikalarını sert ifadelerle eleştirdi.

Öztrak açıklamasının devamında ekonomi yönetimine ilişkin siyasi eleştirilerini de sürdürdü.

“Saray milleti unuttu; halini görmüyor, sesini duymuyor” diyen Öztrak, tek kişinin yönettiği ülkede kurumsal kapasitenin yıprandığını ve kuralların aşındığını ileri sürdü.

Öztrak, “Saray ortaya doğru dürüst bir çözüm koyamıyor. Çözüm diye sunulanlar da Nasreddin Hoca fıkrası gibi, ‘Yaz gelecek, yonca bitecek’ kabilinden, pansumandan, temenniden öteye gidemiyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi dokümanlarında vatandaşların yaşadığı sorunlara yönelik yeterli çözüm bulunmadığını savunan Öztrak, hükümetin düşük kur-yüksek faiz politikasının enflasyonu durduramadığını iddia etti.

Öztrak, “Enflasyon yüzde 30’un altına inmiyor. Tahminler hedeflere değil, hedefler tahminlere yaklaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomide yaşanan sorunların temelinde güven eksikliği bulunduğunu savunan Öztrak, “Tüm bunların sebebi güvenin yok olması” dedi.

Öztrak açıklamasında, “Güven yoksa kağıda yazılan hedefler tutmuyor, atılan her adım ekonomiyi daha kırılgan hale getiriyor” ifadelerine yer verdi.

Mevcut ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Öztrak, “Sorunun sebebi olanlar işin başındayken ekonomi dikiş tutmuyor” görüşünü dile getirdi.

Öztrak, doğru politikalar ve kadrolarla hızla çözülebileceğini savunduğu ekonomik meselelerin mevcut yönetim döneminde giderek daha karmaşık hale geldiğini ileri sürdü.

Öztrak, açıklamasının sonunda siyasi çözüm çağrısı yaptı. Öztrak, “Doğru politikalar ve kadrolarla hızla çözülebilecek meseleler, her geçen gün daha da içinden çıkılmaz hale geliyor” dedi.

Öztrak, “Yapılacak ilk iş, bu hükümeti sandık yoluyla evine göndermek, milletin derdine derman olacak kadroları iş başına getirmektir” ifadelerini kullandı.

Öztrak: Sorunun sebebi olanlar işin başındayken ekonomi dikiş tutmuyor

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.