Tasfiyedeki yatırım fonları için yeni kanun yürürlüğe girdi

Tasfiyesine karar verilen ancak işlemleri tamamlanmayan yatırım fonlarına ilişkin yeni kanunla, fon varlıklarının tasfiyesi, yatırımcılara ara ve nihai ödeme yapılması, hukuka aykırı aktarılan değerlerin geri kazanılması ve sorumlulardan tahsilat yapılmasına yönelik usul ve esaslar belirlenerek Resmi Gazete'de yayınlandı.
Tasfiyedeki yatırım fonları için yeni kanun yürürlüğe girdi

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, Resmi Gazete'nin 26 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. 22 Ekim 2026'da kabul edilen Kanun, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.

Dokuz maddeden oluşan düzenlemeyle, fon varlıklarının adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiye edilmesi, fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve yatırımcıların alacaklarının ödenmesine ilişkin kurallar düzenlendi. Kanun, diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmuyor.

Fonların tasfiyesi, SPK'nın gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek. Fon varlıklarının tespiti, değerlemesi ve nakde çevrilmesi ile yatırımcıların belirlenmesi, ara ve nihai ödemeler ve dağıtım sırasına ilişkin esasları SPK belirleyecek.

Tasfiye işlemlerinde yatırımcıların menfaatlerinin, fon varlıklarının korunmasının ve mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesinin gözetilmesi öngörülüyor. SPK, gerekli gördüğü durumlarda varlıkların borsa dışında satılmasına onay verebilecek ve belirli varlıkların satış sonrasında borsada işlem görmesine yönelik geçici kısıtlamalar getirebilecek.

Yatırımcıların fon pay sahipliği, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtları ile tasfiye ile görevli kuruluşların kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek. Tasfiye için gerekli bilgi ve belgeler, ilgili finans kuruluşları ve kamu kurumları tarafından yetkili kurumlara gecikmeksizin sağlanacak.

17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilen ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar kapsamında katılma payları bloke edilmiş yatırımcılar da kanundaki tasfiye hükümlerine tabi olacak.

SPK'nın ilgili kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı olarak kanunda belirtilen sermaye piyasası suçlarını işlediği veya bu fiillerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye veya geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.

Kanun, tasfiye bakiyesinden yapılacak nihai ödemelerden mahsup edilmek üzere belirlenen fonlarda ara ödeme yapılmasına imkan tanıyor. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1 milyon lira ve üzerindeki yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek.

Ara ödeme, yatırımcının endeksleme uygulanmaksızın hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Ayrıca para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, yatırımcının hesabındaki katılma paylarının bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan toplam değeri de ara ödeme tutarına üst sınır oluşturacak.

Net yatırım tutarı hesaplanırken yatırımcının fona yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları dikkate alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarının hesaplanmasında, tasfiye tarihine kadar tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak kullanılacak.

Dağıtılabilir nakdin bütün yatırımcıların net yatırım tutarlarını veya ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde SPK, mevcut kaynaktan mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının yararlanması amacıyla ödeme yöntemini belirleyebilecek. Kurul, net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlanarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verebilecek.

Ara ödeme yapılması, katılma paylarının o aşamada iade edilmesi anlamına gelmeyecek. Katılma payları nihai tasfiye sırasında iade edilecek ve daha önce yapılan ödemeler nihai hesaplamada mahsup edilecek.

Kanun ayrıca, belirli koşullarda tasfiye tarihine kadar fondan ödeme almış kişilerin veya kanunda belirtilen paylardan kazanç elde edenlerin, hesaplanan endeksli tutarı aşan getirilerini SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edebilmesine imkan tanıyor.

Fon malvarlığından karşılıksız, muvazaalı veya fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle çıkarılan değerler, hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak değerlendirilecek. Kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hakim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılması da bu kapsamda ele alınacak.

Fonun uğradığı zarardan öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Zararın bu şirketten tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişilere de başvurulabilecek.

Sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlemlerden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

SPK, her fon bakımından zarar veya kayıp tutarını ve sorumluları belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek. TMSF, sorumluların malvarlıklarından tahsilat sağlamak amacıyla ilgili mevzuat kapsamında takip ve tahsil işlemlerini başlatabilecek.

Fonlarla bağlantılı soruşturmalar kapsamında malvarlığı değerlerine el konulabilecek. Hukuken doğrudan fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli yasal kararlarla ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.

Doğrudan fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili mevzuatla kendisine tanınan yetkileri kullanarak malvarlığını dava sonucunu beklemeksizin satabilecek veya tasfiye edebilecek. Elde edilen tutarlar her fon için ayrı açılan geri kazanım hesaplarında izlenecek.

Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili fona aktarılacak. Tasfiyesi tamamlanan fonlar bakımından ise tutarlar geri kazanım hesabına yatırılacak.

TMSF nezdinde her fon için ayrı tutulacak geri kazanım hesaplarındaki paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara ödeme yapılması amacıyla kullanılabilecek. Bu tutarlar başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.

Zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak. YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranlarına göre gerçekleştirecek.

Bir yatırımcıya düşen tutarın SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme sınırının altında kalması halinde tutar yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda biriken miktara eklenecek. Birden fazla fonla bağlantılı geri kazanım tutarlarının fonlar arasında dağıtımına ilişkin esasları da SPK belirleyecek.

Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda kurumun görüşü alınacak. Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, ilgili diğer mevzuatın kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacak.

26 Ekim 2026'da yayımlanan kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

Tasfiyedeki yatırım fonları için yeni kanun yürürlüğe girdi

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.